Ben bir yazarım. Kitap yazmak benim işim, ancak bundan daha fazlası var elbette. Bu aynı zamanda hayatım boyunca sürecek tutkum ve arzumdur. Ve bu durumun değişeceğini sanmıyorum. Fakat, söylemem gerekir ki, hayatımda ve kariyerimde tüm ilişkilerimi yeniden düzenlemek zorunda bırakan, ilginç denilebilecek bir şey oldu. Bu ilginç şey en son yazdığım kitap olan ve anı kitabı denilen "Ye, Dua Et,Sev", ki daha önce yazdığım kitapların aksine, (bilinmeyen) bir nedenle ortaya çıktı ve uluslararası en çok satan, büyük bir sansasyon haline geldi. Bunun sonucu ise, artık nereye gidersem gideyim, insanların bana talihsizmişsim gibi davranmasıdır. Cidden talihsizmişim gibi... Endişeli şekilde yanıma gelip "Korkmuyor musun bundan daha iyisini yazamayacak olmaktan? Tüm hayatın boyunca yazmaya devam edecek olup, hiçbir zaman herkesin ilgilendiği bir kitap ortaya çıkaramayacak/yazamayacak olmaktan korkmuyor musun?" gibi.


Bilirsin ki bu güven vericidir. 20 yıldan daha fazla bir süre önce, hatırladığım bir olay dışında bu daha da kötü olabilirdi. Gençken, insanlara bir yazar olmak istediğimi söylediğim zaman, benzer şekilde, korku dolu tepkilerle karşılaştım. Ve insanlar "asla başarı elde edemeyecek olmaktan/olmandan korkmuyor musun? Reddedilme utancının seni öldürecek olmasından korkmuyor musun? Tüm hayatın boyunca bu alanda çalışacak olup, asla bir getirisinin olmayacağı bu alanın ve başarısızlığının külleri ile dolu hayal kırıklıklarının içinde ölecek olmaktan korkmuyor musun?" diyorlardı. Bilirsin, işte bunun gibi.


(E. Hazal KÖK)